İslam Hukukunda Aile İçi Şiddete Maruz Kalan Kadının Boşanma Hakkı

Download Url(s)
https://yayin.okuokut.org/catalog/view/85/73/773Author(s)
Uysal, Gökhan
Version
PublishedLanguage
TurkishAbstract
The institution of family is highly encouraged in Islam as the cornerstone of social structure, while divorce (talāq) is viewed as a necessary legal remedy only when a marriage becomes unsustainable. Although the primary authority for divorce is traditionally granted to the husband, Islamic law provides women with significant legal avenues for redress, such as li‘ān (mutual imprecation) and muhâlea (divorce by compensation). This study investigates a more critical dimension: whether a woman’s recourse to the court (qadā’) to demand a divorce due to maltreatment and domestic violence constitutes a legitimate legal right.
Our research addresses this issue through a systematic four-pillar classification: physical maltreatment, psychological abuse, economic neglect, and sexual violations that infringe upon human dignity. The central inquiry focuses on the legal standing of a woman subjected to physical assault, verbal degradation, or systemic dehumanization when she seeks a judicial divorce (tafrīq).
A key motivation for this work is to provide a scholarly rebuttal (raddiyyah) to contemporary, social media-driven disinformation that targets Islam’s perceived 'vulnerable spots.' Baseless claims suggesting that Islam approves of domestic violence or treats women as 'second-class citizens' or 'slaves' are refuted here through the vast jurisprudential heritage of the Salaf al-Salīhīn. This study marks the first time that various forms of violence and their corresponding legal rights -scattered across classical texts- have been compiled into a cohesive, systematic framework.
By defending the correct interpretation of Surah al-Nisv, Verse 34, this research demonstrates that Islamic law regards women as primary legal subjects whose life and dignity are sacred. Jurisprudential rulings that recognize violence as a valid ground for judicial divorce are the most concrete manifestations of Islam’s vision of justice. Ultimately, this study proves with conclusive evidence that maintaining a marital union in an environment of oppression and violence is not a religious obligation, as Islam prioritizes the protection of human life and dignity above all. Bu çalışma, İslam dini, toplumsal yapının temel taşı olan aile kurumunu kutsal kabul ederek evliliği teşvik etmiş; buna karşılık boşanmayı (talâk) hoş karşılamamakla birlikte, evlilik birliğinin sürdürülemez hale geldiği durumlarda bir 'zaruret kapısı' ve çözüm yolu olarak kabul etmiştir. İslam hukukunda boşama yetkisinin aslen erkeğe tanınmış olması, kadının bu süreçte hak arama hürriyetinden yoksun olduğu anlamına gelmemektedir. Nitekim kadın, kendisine zina isnadında bulunan eşinden li‘ân (lanetleşme) yoluyla ayrılabileceği gibi, geçimsizlik durumunda belirli bir bedel karşılığında (muhâlea) evliliği sona erdirme imkânına da sahiptir. Ancak bu çalışmanın asıl odak noktasını, bu klasik yöntemlerin ötesinde, kadının fena muamele ve şiddete maruz kalması durumunda mahkemeye (kazâî merciye) başvurarak boşanma talep etmesinin meşru bir 'hak' olup olmadığı teşkil etmektedir.
Çalışmamız, bu hayati meseleyi dört ana sütun üzerine inşa edilen sistematik bir tasnifle ele almaktadır: Fiziksel fena muamele, manevi/psikolojik şiddet, ekonomik ihmal (nafaka ve temel ihtiyaçların karşılanmaması) ve cinsel onuru zedeleyen zorlamalar. Temel araştırma sorumuz; fiziksel darba maruz kalan, sürekli sözlü saldırılarla rencide edilen, insanlık onuru sistematik olarak zedelenen veya gayrimeşru ilişkilere zorlanan bir kadının yargı önündeki hukuki durumunu netleştirmektir.
Eserin telif edilmesindeki en kritik motivasyon, İslam’ın 'yumuşak karnı' olarak görülen bu mesele üzerinden dine saldıran ve özellikle gençlerin zihnini bulandırmak isteyen sosyal medya odaklı manipülatif algı operasyonlarına ilmi bir reddiye sunmaktır. Günümüzde İslam’ın kadına yönelik şiddeti onayladığına ve kadını erkeğin tahakkümü altında 'ikinci sınıf bir vatandaş' veya 'köle' olarak konumlandırdığına dair oluşturulan asılsız iddialar, Selef-i Salîhin’in büyük gayretlerle bizlere ulaştırdığı fıkıh literatürü ışığında çürütülmektedir. Klasik eserlerde farklı başlıklar altında dağınık halde bulunan şiddet türleri ve bunlara bağlı hukukî haklar, bu çalışmada ilk kez derli toplu ve sistematik bir bütünlük içerisinde bir araya getirilmiştir.
Özellikle Nisa Suresi 34. ayetinin doğru tefsirini ve uygulama fıkhını müdafaa eden bu eser, İslam hukukunun kadını canı ve onuru mukaddes bir 'asli suje' olarak gördüğünü kanıtlamaktadır. Kadının maruz kaldığı şiddeti bir 'kazâî boşanma' gerekçesi kabul eden fıkhî içtihatlar, İslam’ın adalet vizyonunun ve kadına verdiği değerin en somut tezahürüdür. Sonuç olarak bu çalışma, zulmün ve şiddetin bulunduğu bir zeminde evlilik birliğinin sürdürülmesinin şer’an bir zorunluluk olmadığını kat’î delillerle ortaya koymaktadır.
Keywords
İslam Hukuku; Kadın Hakları; Aile İçi Şiddet; Kadın Mağduriyeti; Boşanma; Kadının Boşanma HakkıWebshop link
https://yayin.okuokut.orgISBN
978-625-90059-0-4Publisher
Oku Okut YayinlariPublisher website
https://yayin.okuokut.orgPublication date and place
Ankara, Türkiye, 2026-03-05Imprint
Oku Okut YayınlarıSeries
İslam Hukuku Araştırmaları, 2Classification
Systems of law: Islamic law
Shariah law: key topics and practice

